İçeriğe geç
Sayı 05: Charles Dickens YARIM

Bil ve Anla

YARIM · Sayı 05 · Ekim 2026

Charles Dickens portresi, grafit illüstrasyon

Altı sayı yazdı.
Sonunu iki kişiye anlattı.

Charles Dickens · 1812–1870 1 bölüm Senin yarım kalanın ne? Portre illüstrasyondur — fotoğraf değildir

Bir bakışta

58Yaşadığı yıl
6Yazılan aylık sayı, planlanan on ikiden
23Yazdığı bölüm
5Tren kazasıyla ölümü arasındaki yıl
3Mezarın açık kaldığı gün
1914Romanın sanığının yargılandığı yıl

Açılış notu

Bu haftanın konusu bir cinayet, ama ortada ceset yok.

Charles Dickens on iki aylık sayı olarak planladığı son romanının altısını yazabildi, yirmi üç bölüm. 9 Haziran 1870’te öldü. Sözleşmesine “ölürsem ne olur” maddesini koydurmuştu. Romanın sonunu ise, Forster’a ve ressamı Luke Fildes’a göre, iki kişiye anlattı ve kimseye yazdırmadı.

Bu sayı, bırakılan sonun envanteri: yakılan mektuplar, sözleşme, tanıklar, yüzyıl sonra kurulan bir mahkeme ve anıt istemeyen bir adamın mezarı. Anlatılan sona “Forster’a göre” ve “Fildes’a göre” dedik, çünkü ikisi de Dickens’ın ölümünden sonra yazdı.

Hiç bulunamadı: “Kitabıma Edwin Drood’un Tarihi değil Gizemi diyorum.” Dickens’ın kızı Kate Perugini’nin 1906 tarihli bir makalesine, yani ölümden otuz altı yıl sonrasına dayandırılıyor. Makaleyi okuyamadık, söz yalnızca ikincil bir özetten geliyor. Bu derginin ilkesi gereği: kendisine atfedilir, kaynağı belirsiz. Belgeli olan, Dickens’ın 6 Ağustos 1869’da bu fikrin “iletilemez” olduğunu, iletilirse kitabın ilgisinin kalmayacağını yazdığı mektup.

ENVANTER

1 bölüm · her birinde bir yarım kalan

Lot 01 Ters çevrilmiş bir seyahat şapkası ve yanında küçük bir matara, illüstrasyon
Ters çevrilmiş bir seyahat şapkası ve yanında küçük bir matara.

Lot 01 Tamamlanmadı

Son bölüm bir tebeşir çizgisiyle bitti

Nesne
Edwin Drood, yayımlanan son bölüm (23) ve Staplehurst'te kullanılan seyahat şapkası
Tespit
Gad's Hill, Kent, 8-9 Haziran 1870
Durum
Tamamlanmadı
Nerede
El yazması: Victoria and Albert Museum, National Art Library, Londra
Değer
Bir kazanın beşinci yıldönümünde yarım kalan roman

8 Haziran 1870 çarşamba günü Dickens bütün gün bahçedeki yazı odasında (şale) çalıştı, öğle yemeğine eve geldi, sonra masasına döndü. Akşam altıda yemeğe oturuldu. Georgina Hogarth onun yüzünde acı ve sıkıntı gördü. Dickens yere yığıldı.

Forster’ın Hogarth’tan aktardığına göre son sözleri “On the ground” oldu, yani “yerde”. Tek zincirlik bir kaynak bu. 9 Haziran perşembe akşamı, altıyı on geçe öldü. Forster nedeni beyinde kanama olarak aktarıyor.

Ölüm günü, Staplehurst tren kazasının tam beşinci yıldönümüydü. 9 Haziran 1865’te tren, onarım için rayı sökülmüş bir köprüden aşağı düşmüştü. Dickens’ın 13 Haziran’da Thomas Mitton’a yazdığı mektuba göre, “devrilmeyen tek vagondaydı” ve vagon köprüde asılı kalmıştı. Yaralılara seyahat şapkasıyla su, mataradan konyak taşıdı. Sonra vagona geri girip elindeki bir sayının el yazmasını aldı.

Romanın yayımlanan son bölümü (23) bir sabah sahnesiyle, Datchery’nin kapıya bir tebeşir çizgisi daha çekmesiyle biter. Bu satırların yazdığı son sayfa olup olmadığını doğrulayamadık, o yüzden “son yazdığı sayfa” demiyoruz.

Kayıp

Sizin görüşünüz nedir?

Klinik Not

Klinik Psikolog

Bir işi bitirmemek ile bir işi kapatmamak aynı şey değil, ama ikisi de zihinde açık bir dosya bırakır.

Dickens'ın dosyasında ikincisi ağır basıyor: sonunu iki kişiye anlattığı söylenen, ama yazıya geçirmediği bir roman. Psikolojide kapanmamış işlerin, kapanmış olanlardan daha çok akılda kaldığı gözlemine Zeigarnik etkisi denir. Bu romanın yüz elli yılı aşkın süredir okurları meşgul etmesi, o etkinin edebî hâli gibi duruyor.

Danışma odasında bunu sık görürüz: söylenmemiş bir cümle, yazılmamış bir mektup, kapatılmamış bir konuşma. İnsanlar çoğu zaman olayın kendisinden çok, kapanmamış olmasından yorulur.

Bir insan hakkında hüküm vermiyorum. Yalnızca şunu not ediyorum: bir şeyin sonunu bilmek, o sonu söylemek ya da yazmak yerine geçmez. Kapanış bir bilgi değil, bir eylemdir.

Bir şeyin sonunu bilmek, o sonu yazmak yerine geçer mi?

Bu bir teşhis değildir. Ölmüş bir insan muayene edilemez. Burada anlatılan, metinde görünen örüntüdür; asıl muhatabı okurdur.

Yetişkinlerle çalışıyor; aile örüntüleri ve DEHB üzerine yazıyor.

Senin yarım kalanların

Beş satır. Bitirmediğin ne varsa.

Kartın aynı dergi diliyle üretilir, indirip paylaşabilirsin. Hiçbir şey sunucuya gönderilmez — kart tarayıcında oluşur.

Yarım Kalanlar Duvarı

Paylaş, içinde kalmasın.

Yazdığın satır moderasyondan geçtikten sonra duvarda yayımlanır. E-posta, ad veya başka kişisel bilgi istemiyoruz. IP adresini yalnızca kötüye kullanımı önlemek için tek yönlü şifreleyerek tutuyoruz; geri çevrilemez. Rumuz yazmazsan ya da anonim seçersen satırın Anonim olarak görünür. Yayımlanan satırının kaldırılmasını istersen bize yaz, sileriz.

Kamu Malı Sayacı

Bu dergi ancak telifi düşenler üzerinden içerik üretir. Sıradakiler:

2027 · 1 Ocak77gün kaldı
  • Robert Walser — karda ölü bulundu; mikrogramlar
  • Bertolt Brecht — oyun yazarı
  • Jackson Pollock — atölyede bitmemiş tuvaller
2028 · 1 Ocak442gün kaldı
  • Nikos Kazancakis — romancı
2029 · 1 Ocak808gün kaldı
  • Roger Martin du Gard — Nobel 1937

Destek

Bize nasıl destek olabilirsiniz?

Bil ve Anla ücretsizdir ve öyle kalacak. Dergiyi ayakta tutan okurlarıdır; aşağıdakilerden biri bile yeter.

  1. Takip edin

    Yeni sayıları ve her günün bölümünü ilk burada duyuruyoruz.

    Instagram'da takip et Facebook'ta takip et

  2. Bu sayıyı paylaşın

    Bir yarım kalanı merak edecek birini tanıyorsanız, ona gönderin.

    WhatsApp X

  3. Kendi yarım kalanınızı yazın

    Yarım Kalanlar Duvarı'na bir satır bırakın ya da beş satırlık kartınızı oluşturup paylaşın.

  4. Kaynak ya da düzeltme önerin

    Bir olguda hata gördüyseniz ya da elinizde daha iyi bir kaynak varsa merhaba@bilveanla.com adresine yazın. Düzeltmeyi yapar ve sayfada belirtiriz.

  5. Sıradaki figürü önerin

    Yarım bıraktıklarını merak ettiğiniz biri mi var? Önerinizi gönderin. Tek şart: eserlerinin koruma süresi dolmuş olmalı, yani ölümünü izleyen yılbaşından bu yana 70 yıl geçmiş olmalı.

Sayı kapandı.

Sayı 06 · Albert Einstein: Otuz yıl aradı. Bulamadı. Son cümlesini de kimse anlamadı.

Bütün sayılar